BEKLEMEK

BEKLEMEK 
-Yaşamda başkalarından bir şeyler bekleme, beklenti içinde olmak-

Kendini arama ya da dünyayı yorumlama yolculuğuna çıkan herkes, dönem dönem bazı kavramlarla karşılaşıp, bunların açılımını anlama çabasına girer. Amaç, yaşamı daha anlaşılır kılmak ya da daha az sıkıntı ile yaşamaktır. Bu çözümleme süreci sona erdiğinde ise başta engel sanılan duvarın, aşılması kolay bir çit olduğu görülür. Beklemek gibi örneğin, genelde herkesin bir şeyi beklemek ve bulamamakla ilgili bir düş kırıklığı vardır.

Nedir beklemek? Kimileri adını koyar beklemenin, ya bir iş ya bir sevgili ya bir sürecin bitmesidir beklenen, kimileri de ben beklemiyorum der. Her iki koşulda da kişiler beklentiye ulaşıp ulaşmama nedenlerini sorgularlar. Beklemek bir sonucu arzu etmektir.

Öğretilerin bazıları der ki; Kendinize bir hedef seçin, onu düşleyin, sanki olmuş gibi ayrıntıları ile imajlayın, çok isteyin ve bırakın. Bir süre sonra olduğunu göreceksiniz, 

Bazı kişiler de der ki, tamam ben de aynen böyle yaptım, ancak bir şey olmadı. Yapılan her şey doğrudur ancak söz konusu kişi, bırakmamıştır. Bırakmak beslenen düşü serbest kılmaktır, eğer bir istek yaşamın odak noktası olursa, var olduğu enerji içinde boğulur, serbest akışı kesilir. Su yolunu bulamaz. İstek enerjisinin yoğunluğu oluş enerjisinin önünü keser.

Bazı öğretiler de der ki, amacınız olabilir ama bir şey beklemeyin, beklememek en iyi bulma yoludur. Bu daha çok tanımı olmayan beklentiler için geçerlidir, diğer bir deyişle beklemiyoruz sandığımız beklentiler için. Peki bir şeyi bekleyip beklemediğimizi nasıl anlarız?

Somut beklentiler bellidir, üniversite kazanmak, terfi etmek, biriyle yuva kurmayı istemek ve bir çoğu, bunlar belli çalışma, emek ve bir yol çizmek gerekir. Bir de böyle olmayanlar vardır.

- İşimden memnunum, işverenim olumlu biri.
- Yapım böyle olduğu için arkadaşımın sıkıntısında yardım ettim.
- Özel günlerin benim için önemi yok, kutlama ya da hediye önemsiz ayrıntılar.
- Onunla çok iyi anlaşıyoruz, bu bana yetiyor.

Bunlar ve benzeri akla gelebilen birçok ifadenin özünde, benim bir beklentim yok mesajı vardır. Gerçekten yok mudur? Anlaması çok kolaydır.
Patronunuz olumsuz bir mesaj verdiğinde ve de ödüllendirmediğinde, doğum gününüzü hatırlayan olmadığında, o yardım ettiğiniz arkadaşınız hatırınızı sormadığında, hüzün duyup, hatta öfkeleniyor “ Tamam beklentim yok ancak, ben de bunu hak etmedim ki “diyorsanız, gizil bir beklentiniz vardır. 

Sizden habersiz bu nasıl gelişmiştir? Fark etmeden, işe-eşe- arkadaşa- yaşama olduğundan fazla anlam yüklenmiş ve bu doğrultuda fazlaca şey verilmiştir.

Vermek; Kişilikten ödün, yük gelen bir davranış, içimizden gelmeyen bir gülüş kadar geniş bir yelpazede yer alır. Siz ayrımsamasanız da, zihin bunu algılar ve her alış veriş ilişkisinde olduğu gibi, verdiklerinin karşılığını almak ister. Alamayınca da üzülür, hüzünlenir, kişi ise bu saklı beklentinin farkında olmadığı için “Beklentim de yoktu oysa “ der.

Öz yapımızın ve yapmak istediklerimizin dışında, sevileyim, terfi edeyim, kabul göreyim adı altında, kimliğimizi zorlayan davranışlarda bulunmazsak, kişiliğimizde olanın dışında fazladan bir şey yapmazsak, beklenti tohumu ekmezsek, başkalarından ya da yaşamdan geri alacaklarımız olmadığı gibi, beklentimiz de olmaz. Beklentimiz olmazsa da, karşımıza çıkan her şey bizim için sürpriz olur.

Beklemeyin ya da düşleyin bırakın diyen öğretilerde sözü edilen de budur. Hedef belirleyin ancak ona sıkıca yapışmayın ki, diğer olasılık pencerelerini kapamayın ya da kar amaçlı yatırımlar yapmayın ki, grafik düşünce zarara uğramayın.

Siz kendiniz olun, kendi yolunuzda akın, yaşadığımız dünyada her su kaynağının akmasına uygun bir zemin ve denize ulaşmasına olanak vardır. 

Uzm. Psk. Bahar Turunç


Yorum Yaz

Yorumlar

Kendinizi kötü mü hissediyorsunuz?

Eğer cevabınız "EVET" ise Psk. Uzm. Psk. Bahar Turunç sorularınızı cevaplayabilir.

SORU SORUN

Kendinizi kötü mü hissediyorsunuz?

Eğer cevabınız ''EVET'' ise bize soru sorabilirsiniz.

SORU SORUN